BİLGİ KOLEJİ Geleceğin Dünyasını Yeşertiyor

10.1.2020 18:20:11 EĞİTİM

Sınıflarındaki puflarda ayağını uzatarak İngilizce dersine katılan öğrenciler de görebilirsiniz, okul koridorlarında dolaşan kediler de… Gülümseyen öğretmenler, okula keyifle gelen öğrenciler, teknolojik alt yapıyla donatılmış sınıflar, birbirinden faydalı ve eğlenceli deneylerin yapıldığı laboratuvarlar, algıların açıldığı sanat atölyeleri, abdominallerin çalıştığı açık ve kapalı spor alanları, güneşle iç ısıtan yağmurla dans ettiren bahçesi… Bitmedi! Sizi klasik bir okul anlayışının dışına çıkarıyor ve yepyeni bir eğitim modeliyle tanışacağınız Bilgi Koleji’ne götürüyoruz. Zira geleceğin dünyasının bireylerini yetiştiren Bilgi Koleji, herkesten “A+” notu almayı başarıyor.

Bilgi Koleji bugün Türkiye’nin çağdaş eğitim kurumları arasında yer alıyor ve a+5b adını verdiği eğitim modeliyle de oldukça dikkat çekiyor. “Bilgiye sevgi katıyoruz” mottosuyla hareket eden, okulu öğrenciler için gerçek bir yuva gibi kurgulayan, bugünün değerlerini yarının yeniliklerine adapte edecek olan bireylere sıralarında yer açan Bilgi Koleji’nin kurucusu ise değerli bir eğitim gönüllüsü olan Bilişim Eğitim Grubu Yönetim Kurulu Başkanı, Bilgi Koleji Kurucusu olan Ahmet Çevik ile Bilgi Koleji’ni, eğitim modelini ve eğitim değerlerini konuştuk.

Bilgi Koleji’nin eğitim modeli hakkında bilgi verir misiniz?

“Bugün Türkiye’de çağdaş ve yeni nesil eğitimin önemli temsilcilerinden olan Bilgi Koleji’nin ardında aslına bakarsanız 25 yıllık bir eğitim ve hizmet tecrübesi bulunuyor. Bilişim Eğitim Grubu’nun genç ama emin adımlarla ilerleyen bir üyesi diyebilirim Bilgi Koleji için. Eğitim modeli, uzman eğitmen kadrosu, yapılanması ve “okul” konusunda gerek uygulama, gerek eğitim felsefesi bakımdan farklı yaklaşımlarıyla Türkiye’de eğitim inovasyonu dediğinizde parmakla gösterilecek kurumlar arasına girdiğimizi söylersem abartmış olmam.”

“BİLGİ KOLEJİ İÇİN İNGİLİZCE BİR DERSTEN DAHA ÇOK, BİR İLETİŞİM ARACIDIR!” 

Eğitimdeki hedefiniz nedir peki?

“Hedefimiz geleceğin dünyası için bireyler yetiştirmek… Çocuklarımıza iyi bir dünya bırakmanın yanında, hedefimiz dünyaya iyi bir çocuk bırakmak. Bunun için de a+5b diye adlandırdığımız bir yeni nesil eğitim modeli öneriyor ve öğrencilerimizi bu anlayışla yetiştiriyoruz. Mottomuzdan da anlaşılacağı üzere biz “bilgiye sevgi katıyoruz.” Öğrencilerimizin okulu sevmesi bizim için çok önemli; evleri gibi gördükleri ve kendilerini ait hissettikleri zaman başarı da kaçınılmaz oluyor. Çünkü insanlar sevdikleri zaman başarıyorlar ve başardıkları zaman sevmeye devam ediyorlar. Biz Bilgi Koleji olarak, bireyleri geleceğin dünyasına hazırlayan beş önemli becerinin geliştirilmediği müddetçe akademik başarının da tek başına yetersiz olacağını savunuyoruz. Akademik başarılarının yanı sıra, İngilizce, bilişim, sanat, spor ve kişisel gelişim alanlarında geliştirdiğimiz programlarla öğrencilerimizin donanımlı bireyler olarak hayata atılmasına destek oluyoruz. Sevgi, etik, vicdan, üretim, girişim, oyun ve mutluluk gibi kavram ve değerlerin de hazmedilmediği bir eğitim tam bir eğitim olamaz diye düşünüyoruz.”

a+5b adını verdiğiniz yeni nesin eğitim modelini biraz açar mısınız?

Nedir a+5b ve neden önemlidir? “Öncelikle şunun altını çizmeliyim; günün gereksinimleri ve dijital çağın değişen koşullarında yeni neslin artık geleneksel zincirleri kırmış ve farklı bakış açılarının geliştiği bir eğitim modeliyle yetiştirilmesinden yanayız. Bu nedenle akademik başarı hedefine ulaşırken olmazsa olmaz 5 becerinin de muhakkak geliştirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Akademik Başarı önemli ve gereklidir. Ancak tek başına yeterli değildir. Yeterli hale getirmek için geleceğin dünyasına hazırlayan beş önemli beceri geliştirilmesi gerekmektedir Akademik başarılarının yanı sıra, İngilizce, bilişim, sanat, spor  ve  kişisel gelişim alanlarında geliştirdiğimiz programlarla öğrencilerimizin donanımlı bireyler olarak hayata atılmasına destek oluyoruz. Aslında bunlar aynı zamanda akademik başarıyı da pozitif etkileyen becerilerdir.” 

“BİLGİ KOLEJİ OLARAK SANATSAL FAALİYETLERE DE ÇOK ÖNEM VERİYORUZ” 

Nedir bu 5 beceri?

“Sözünü ettiğimiz bu 5 beceriden ilki akıcı ve iyi seviyede İngilizce konuşabilmek… Bugün dünyanın her yerinde ve mesleki her alanda geçerli kabul edilen tek dil İngilizce. Biz ‘yabancı dil’ tanımını kullanmıyoruz çünkü ilk önce İngilizcenin tam öğrenilmesinden, konuşulmasından yanayız. Bilgi Koleji için İngilizce bir dersten daha çok, bir iletişim aracıdır! Bu alandaki hedefimiz ise beceri olan okuma, yazma, konuşma ve dinleme becerilerinin yaşatılarak geliştirilmesini sağlamak.” 

“Bilişim bugünün en önemli konularından biri olarak karşımıza çıkıyor. Önümüzdeki 15 yıl içerisinde günümüzdeki mesleklerin yüzde 65’i değişecek, bazıları ise tamamen ortadan kalkacak. Bu yeni mesleklerin henüz tam olarak neler olduğunu bilmiyoruz ama hangi alanda olacağından eminiz; yüzde 90’ı bilişim alanında olacak. Bunları öngörerek öğrencilerimizin bilişim alanındaki yetilerinin gelişmesi adına farklı eğitim programları uyguluyoruz. Bilişim alanında Türkiye’de en kapsamlı eğitimi veren kurumuz. Kolejimizde ilkokuldan başladığımız bilişim eğitimlerinde, hem ortaokul hem de lise döneminde 600 saatlik bilişim eğitimi veriyoruz. Bilişim eğitimleri altında robotik, kodlama, sosyal medyanın doğru kullanımı, 3D modelleme ve üretim, web sayfası tasarımı, mobil oyun geliştirme, dijital pazarlama, video tasarımı, web yazılım, network alt yapısı gibi eğitimler yer alıyor. Geliştirilmesi gereken bir başka becerinin ise spor becerisi olduğunu düşünüyoruz. Buradan, her öğrencinin profesyonel sporcu olması gerektiği anlamı çıkarılmamalı elbette. Sportif faaliyetlerle, sporu bireyin yaşamının bir parçası haline getirmek öncelikli hedefimiz. Aynı zamanda sporun, akademik başarıda çok önemli bir etkisi var. Spor yapan çocuklar takım çalışmasına daha yatkın oluyorlar, zamanı doğru yönetebiliyorlar; öte yandan gelişme çağından itibaren sporla ilgilenen çocukların kritik süreçlerde hızlı ama doğru kararı alabilme yetileri de gelişiyor. Tüm bunlar da hayattaki başarıyı arttıran unsurlar… Bilgi koleji olarak sanatsal faaliyetlere de çok önem veriyoruz. Okulumuz özel müzik atölyesinde bulunan her türlü müzik aletinden öğrencilerimiz istedikleri her an faydalanabiliyorlar. Özel olarak oluşturulmuş sanat atölyemizde bir çok çalışma yapılıyor. Sanatsal uğraşlar dikkat eksikliğini önlüyor ve bireyde senkronizasyonu geliştiriyor. Öte yandan sabretmeyi de öğretiyor. Deneyerek, hata yaparak başarıya ulaşabileceğini öğretiyor.”

“BİZE GÖRE OKUL HAYATIN BİR MİKRO İZDÜŞÜMÜDÜR”

“Son olarak, kişisel gelişimden de söz etmeliyim. Öğrencilerin kişisel gelişimlerini akademik gelişimleri kadar önemsiyoruz. Buna yönelik olarak Bilgi Koleji bünyesinde öğrencilerin oluşturduğu çeşitli kurullar var. Bu kurulların hepsinde öğrencilerimize farklı değerler katmak için çaba sarf ediyoruz. Okul hayata hazırlayan bir yerdir, tanımlaması bize göre eksik bir tanımlamadır. Bize göre okul hayatın bir mikro izdüşümüdür. Okul hayatın yaşandığı bir yerdir. Kişisel gelişim için üniversiteyi bitirip iş hayatına atılmayı beklemek gerekir. Biz, çocuklarımızı yaş ve algı seviyelerine göre kişisel ve insanı gelişim eğitimleri bakımından ilham seminerleri ile yaşama hazırlıyoruz. Sevgi, etik, vicdan, üretim, girişim, oyun ve mutluluk gibi kavram ve değerler ile de kişisel ve insani gelişimlerine katkı sağlıyoruz.”

Özel okulların bazıları maddi sıkıntılar nedeniyle kapanıyor. Bu konuda neler söylemek isterseniz?

“Öncelikle şunu söylemek isterim, eğitim kurumları yatırım maliyetleri yüksek olan ve geri dönüşümü göreceli olarak yavaş girişimlerdir. Geri dönüşüm sürecinde doğru finansal planlama ve finansal güç gerektirir. En az 3 yıllık kurumunuzu destekleyecek kaynak yoksa okul açılmamalıdır. Daha da önemlisi eğitime “ticari iş” yaklaşım mantığı birinci sırada olmamalıdır. Eğitimci olmak farklı bir ruh halidir ve her alanda olduğu gibi bu alanda ehil insanlar yapmalıdır. Eğitim girişimcisi olmak için, sadece eğitimci olmasını istemek de doğru değildir.

Özel Eğitim Alanı; sadece eğitimcilere bırakılacak kadar basit bir alan ve konu değildir. Çok yönlü olmak gerekir. Başta eğitimi bilmek, sonra planlamadan anlamak, finanstan anlamak, pazarlamadan anlamak, insan kaynaklarını ve yönetimini bilmek, pazarlamadan anlamak, psikoloji ve sosyolojiden anlamak, dünyayı okumak, geleceği hissetmek gibi birçok meziyet gerektirir. Tüm bu alanlarda doğru kişileri kadroya almak ve yönetmek için de tüm saydıklarımıza hakim olmak gerekir. Kısacası yönetmek için de bilmek gerekir. Dünya ve ülke ekonomisi iyi iken normal giden süreçler, ekonominin sağlıklı olmadığı zamanlarda anormal duruma gelebiliyor.

“BİLGİ KOLEJİ OLARAK OKULLARI KAPANAN ÖĞRENCİLERE DESTEK OLMAYA HAZIRIZ” 

“Biz eğitimciler; önce insan, sonra eğitimci ve daha sonra diğer konuların gelmesi gereken bir bakış açısına sahip olmalıyız. Bu nedenle biz bu süreçlerde mağdur olan çocuk ve velilerimize, kontenjanlarımızın elverdiği kadar bu dönem veya bu yıl eğitim ücreti almadan hizmet veriyoruz. Çünkü, 25 yıllık geçmişi olan Bilişim Eğitim Grubuna bağlı olan Bilgi Koleji’nde finansal olarak bu fedakarlığı yapabilecek durumdayız. Temennimiz odur ki; tüm meslektaşlarımız sağlıklı şekilde hizmetlerini yürütecek duruma en kısa sürede gelsinler.” 

Son olarak, “Uluslararası Kardeş Okullar Uygulaması” hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

görüşlerinizi öğrenebilir miyiz? “Artık çocuklarımız mezun olduklarında tüm dünyada mezun olan akranları ile rekabet halinde olacaklar. Bu nedenle vizyonlarını geliştirmeleri, dillerini pekiştirmeleri, yeni kültürleri yerinde yaşamları için dünya genelinde bir kardeş okul ağı oluşturduk. “International New Generation – School Network (ING-SN)” adındaki bu oluşumun Türkiye Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi olarak bu oluşumda yer alıyoruz. Örneğin; bu ağa yeni okullarımızı eklemek ve eğitim incelemeleri yapmak üzere, ara tatilde Kore ve Japonya’da idim... Çocuklarımız bu program ile farklı ülkelerdeki aynı sınıftaki arkadaşları ile birlikte bir hafta veya daha uzun zaman geçirerek yaşayabilecek, öğretmen değişimleri yapılabilecek, ortak eğitimler ve kültürel etkinlikler ile çok farklı deneyimler yaşayabilecekler. Şunu da ifade etmeliyim ki; Türkiye’den çıkan bu alandaki ilk ulusal program olmasından ülkemiz adına onur duyduğumuz bir projedir. Ayrıca, farklı bir ülkede 10 gün geçirmenin 10 kitap okumak kadar kıymetli olduğunu düşünüyorum. Tabi okuyarak gitmek bu etkiyi daha da yukarı çekecektir.