YAPAY ZEKA

3.1.2020 22:11:11 GÜNDEM

İNSANLIK YARARINA, İNSAN ODAKLI İNSANI MERKEZE ALAN BİR BAKIŞ;

Adına felaket senaryoları yazılan, insanlığın sonunu getireceği
hakkında çeşitli rivayetler bulunan “yapay zekâ” bütün dünyanın
yakından takip ettiği bir konu.

Yapay zekâ; insan gibi davranışlar sergileme, sayısal mantık yürütme, hareket, konuşma
ve ses algılama gibi birçok yeteneğe sahip yazılımsal ve donanımsal sistemler bütünüdür.
Basit bir ifadeyle yapay zekâ; bilgisayarların insanlar gibi düşünmesi demektir.

Yapay zekâ ile ilgili yapılan çalışmaların ortaya koyduğu verilerle; öğrenebilme gücünün olduğu, kendini geliştirebildiği, üstün çözümleme yeteneği ile birçok alanda kullanıldığını biliyoruz. Değişen küresel dünyayla birlikte hızla gelişen ve gelişmeye devam eden yapay zekâ, artık öğrendiklerini aktarabiliyor, öğrettikçe deneyim kazanıyor ve her geçen gün daha da iyi bir öğretici haline geliyor. Peki günümüz yapay zekâ teknolojileri eğitim sektöründe nasıl kullanılıyor?

Kişiye özel oluşturulan eğitim programı ile öğrenciler hem daha verimli olur hem de gelecekte işini seven bir birey olarak çevresine değer sağlar.

Yapay zekâ teknolojileri, öğrencilerin eksik alanlarını analiz edebileceği için oluşturacağı programı bireye uygun bir şekilde tasarlayabilir. Kişiye özel oluşturulan eğitim programı ile öğrenciler hem daha verimli olur hem de gelecekte işini seven bir birey olarak çevresine değer sağlar.

Uygulanan yapay zekâ eğitim sistemi, temel eğitim aktivitelerinin planlanması ve kişiselleştirilmesi, öğrencilerin kendilerini daha erken tanıyarak, doğru bir gelecek planı oluşturmaları için imkân sağlamaktadır.

İlk aşamada yapay zekâ ile öğrenciye ait bilgi ve beceriler belirlenir. Bilgi ve becerilerin ağırlığına yönelik program oluşturulur. Yapay zekâ bu süreci, öğrenciye ait bilgileri değerlendirerek bir planlama ile oluşturur.

Öğrenciler eğitimcilerden haber beklemek yerine yapay zekâ ile ihtiyaç duydukları içeriğe hızlıca ulaşabilirler.

Öğretmenler yapay zekânın sahip olduğu unutmama ve veriyi uygun bir klasöre kaydetme yetisine sahip olmadıkları için öğrencilerin eksikliklerinden haberdar olamazlar; ancak yapay zekâ için böyle bir sorun söz konusu değil. Öğrenci yapay zekâyla birlikte kalıplanan zamanda değil kendisine uygun olan zamanda eğitim alabiliyor. Çünkü yapay zekâda durdurulabilme seçeneği var ama unutma diye bir faktör söz konusu değil. Bu sayede öğrenciler, öğretmenden haber beklemek yerine, yapay zekâ ile ihtiyaç duydukları içeriğe hızlıca ulaşabilirler.

Öğrenme üzerindeki en önemli unsurlardan biri de hata yapıp bundan ders çıkarmaktır. Ama arkadaşları içerisinde küçük düşme ihtimali olan bir öğrenci okul içinde bu duruma düşmemek için hata yapmaktan kaçınmaya çalışır. Bunun neticesinde de bilgiler öğrenci belleğinde uzun süre varlığını sürdüremez. Oysaki bu durum yapay zekâ denetiminde bilgisayar ortamında sağlandığı takdirde öğrenci kendini kötü hissetmeyecek ve yapay zekânın verdiği çözüm ipuçları ile öğrenci bilgiye ve doğru cevaba daha hızlı ulaşacaktır.

İlkokuldan üniversiteye geçiş sürecinde öğrenciler yeteneklerini keşfeder, geliştirir ve meslek hayatlarında bu tecrübelerini artırarak topluma yarar sağlayan bireyler haline gelirler. Günümüz eğitim planlamasında bu gelişim süreci, öğretmenler, test ve sınavlar ile sağlanmaktadır.

“Yapay zekâ eğitiminde dünya lideri olacağız”

Geçtiğimiz aylarda yapay zekâ hakkında bir demeç veren Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Türkiye’nin “yapay zekâlı eğitime” ne kadar önem verdiğini bir kere daha gösterdi. Önümüzdeki 20 yılı hedeflediğini belirten Selçuk “Bugün doğan çocuklarımızı 2040 sonrası dünyaya hazırlamamız şart. Çünkü kırılma, değişim, dönüşüm daha önce görülmemiş biçimde geliyor. 2023 vizyonu sadece bir tarih değildir. 2023, 2053, 2071’e açılan kapı şeklinde okunmalıdır. Büyük veride kalmayacağız, büyük bilgi ve büyük bilgelik, bizim amacımız bilgelik Bakanlığın her aşamasında yapay zekâdan faydalanacağız; personel işlerinden rehberliğe kadar, bakanlığın kronik bazı sorunlarını elimizdeki veriyi yapay zekâya öğreterek sorgulayacağız. Yapay zekânın rasyonel çözümleri ve stratejilerine yönlendirmelerine bakacağız. Yapay zekâ, her alanda dünyanın geleceğine damga vuracak bir devrimdir. Böylesi bir değişim sürecine hazırlıksız yakalanmamalıyız. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, yapay zekâ konusunda nereye varılırsa varılsın, insan her şeyin merkezinde olmaya devam edecektir. Millî Eğitim Bakanlığı olarak Yapay Zekâ Stratejisi’nde insanlık yararına, insan odaklı, insanı merkeze alan bir bakış açısını benimsiyoruz” dedi.

 

Peki, yapay zekâ ile günümüz eğitim modeli nasıl geliştirilmelidir?

Öğrenciler ile ilgili bilgilerin toplandığı kaynağın yapay zekâ yönetimindeki bir sistem olduğunu düşünelim. Bu sistemler öğrencilerin ihtiyaçlarını, eksiklerini ve ilgi duyulan konuları belirleyerek öğrenciye özel çalışma verileri oluştururlar. Bu sayede öğrenci algılamasının yavaş olduğu konuları yeteri kadar tekrar edebilir. Üstelik bu işlem için tek ihtiyaç, öğrenciye ait bir bilgisayar olacaktır. Bu sayede algılama süreci farklı olan öğrenciler, yapay zekânın belirlediği kişisel eğitim programına katılarak kendilerine uygun eğitim yöntemiyle eğitilir ve böylece daha iyi hissederler. Bu yöntem ile farklı öğrenme hızına sahip öğrencilerin sınıf içeris indeki bilgi eşitliği daha verimli bir biçimde sağlanacaktır. Ayrıca yapay zekâ öğrenmeyi kolaylaştırır, hatta başlangıç sınıfları için oyunlaştırılarak eğlenceli hale bile getirebilir.

Bu sistemle öğrencilerin başarılı oldukları alanlar belirlenerek ana dal seçmelerine de yardımcı olunur.

Yapay zekâ, sadece öğretmenlerin ve öğrencilerin ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş online kurslar ve test yönetimi sağlamaz. Aynı zamanda dersler ve kursların başarı durumu hakkında da geri bildirim sağlar.

Bugün bazı okullar, öğrencilerin gelişim sürecini takip edebilmek ve bu analiz ile öğrencinin performansını artırabi lmek için bu sistemi kullanıyor.

Bu tür yapay zekâ sistemleri, öğrencilerin ihtiyaçlarının belirlenmesi ve eğitimci kadrosunun bu konular ile ilgili nasıl bir düzenlemeye gidilmesi gerektiğinin planının oluşturulması hususunda destek sağlar. Bununla birlikte, bu sistemlerle öğrencilerin başarılı oldukları alanlar belirlenerek ana dal seçmelerine de yardımcı olunur.

Sınıflarda yapay zekâ robotlardan dahi ders alacağımız günler gelecek.

Yapay zekâ teknolojilerinin muhakeme yeteneği olmadığı için eğitimde her zaman öğretmenlere ihtiyaç olacaktır; ama gelişen yapay zekâ teknolojilerinin sağlamış olduğu sınırsız kolaylıklarla yakın bir gelecekte öğretmenlerin de çalışma tarzında ve günlük programlarında değişiklik olacağı gözleniyor.

Bugünkü eğitim sisteminde yapay zekâ ile online sınıflar oluşturularak, bazı ödev ve ders anlatımları gerçekleştirilebiliyor. Yapay zekâ, öğrencilerin anlamadıkları konuları tekrar tekrar istedikleri kadar duymalarına imkân veriyor. Hatta gerçek hayatımızda sınıflarda yapay zekâ robotlardan dahi ders alacağımız günlerin geleceği düşünülüyor.