YETENEK AVCISI BİLSEM'LERİN BİLİNMEYENLERİ

10.1.2020 17:45:21 HABER

Her insan hayata birçok yetenekle gözlerini açar. Bazıları şanslı olur ve yetenekleri erkenden fark edilerek o yönde gelişimi sağlanır. Bazıları ise yeteneğinin farkına varmadan yaşama şansızlığına maruz kalır. Bu mağduriyetlerin yıllar içinde bilim, sanat ve teknolojik açıdan gelişime zarar verdiği düşüncesi geliştirilerek yeteneklerin ortaya çıkması için Milli Eğitim Bakanlığı “Bilim ve Sanat Merkezlerine” (BİLSEM) destek veriyor. 

Bilim ve Sanat Merkezilerinin kurulma amacı, üstün yetenekli bireylerin yeteneklerini hızla keşfetmek, geliştirmek ve topluma katkıda bulunmalarını sağlamak. 

Çocuklarının yeteneklerini keşfetme serüveninde en büyük yol göstericileri hiç şüphesiz ebeveynler oluyor. Ebeveynlere bu bağlam da BİLSEM kurumu kadar iş düşüyor. Çocuklarının gelişmesini ve yeteneklerinin keşfedilmesini sağlamak isteyen ebeveynler çocuklarının BİLSEM’de eğitim alabilmesi için büyük bir mücadele veriyorlar. Çünkü biliyorlar ki, “her çocuk özeldir.”

Eğitimi ana teması olarak ele alan “Gelecek-İZ” dergisi olarak yetenek avcısı Bilim ve Sanat Merkezlerini (BİLSEM) araştırmak istedik. BİLSEM kurumunun tarihine baktığımızda ise ilkinin Ataşehir’de olduğunu gördük. Doğumevi Ataşehir olan BİLSEM’in yöneticisi Hülya Özyürek ile BİLSEM hakkında istişarede bulunduk.

İstanbul Fuat Sezgin Bilim ve Sanat Merkezi’nin yöneticisi olarak sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

“Ben Hülya Özyürek.1968 doğumluyum. Uzun yıllardır dershanecilik yaptım. Özel yetenekli çocuklarla ilgili çalışmalarım daha çok BİLSEM’i tanımaya başlayınca oldu. Bu konuda kendimi geliştirip kongre ve çalıştaylara katıldım. Hala daha kendimi geliştirmeye devam ediyorum.” 

BİLSEM’in açılımı nedir?

“BİLSEM’in açılımı bilim ve sanat merkezleri olarak geçiyor. Millî Eğitim Bakanlığı’nın Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı özel bir eğitim kurumdur. Özellikle özel yetenekli bireylerin eğitim aldığı bir kurumdur. Türkiye’nin en kalabalık BİLSEM’i olarak 1556 öğrenciye eğitim vermekteyiz. 

“Türkiye’nin en kalabalık BİLSEM’i olarak 1556 öğrenciye eğitim vermekteyiz”

BİLSEM kurumunun kuruluşu hakkında bilgi verir misiniz?

“İstanbul BİLSEM olarak ilk defa 1996’da Türkiye’nin ilk beş sanat merkezinden biri olarak kuruldu. Türkiye’nin ilk BİLSEM’i de Ataşehir’de bulunuyor. Ancak ilk öğrenci alımı 2002’de gerçekleşti. İlk mezunlar da 2009’da verilmeye başlandı. Şu an Türkiye’nin her ilinde Bilim ve Sanat Merkezleri mevcut hatta bazı illerde birden fazla BİLSEM aktif halde çalışmalarına devam ediyor.”

“Biz öğrencilere yetenekleri ölçüsünde hayal etme ve bu hayallerini uygulamaya dökme fırsatı veriyoruz”

BİLSEM’in kuruluş hikâyesi nasıl başladı?

 

“Prof.Dr. Necate Baykoç Dönmez, Prof. Dr. Ayşegül Ataman özel yetenekli çocukların farklı bir eğitim sistemi içerisinde olması hususunda fikir anneliği yapmıştır kurumumuza. Zamanla BİLSEM, yetenekli çocukların eğitim gördüğü bir kurum haline gelmiştir. Her çocuğun, her bireyin bir potansiyeli vardır. Bu potansiyel kişiden kişiye göre değişir. Biz öğrencilere yetenekleri ölçüsünde hayal etme ve bu hayallerini uygulamaya dökme fırsatı veriyoruz. Öğrenciler kurumumuzdan mezun olduktan sonra iş tamamen onlara düşüyor. Buradan öğrendikleriyle kendilerini bir üst noktaya taşıyarak, yetenekli oldukları konularda çok önemli işlere imza atabilecekler.” 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un 2023 Eğitim Vizyonu hedefleri arasında BİLSEM de var.

“Kendisi özel yetenekli öğrencilerle ilgili sahada çok fazla çalışma yaptı. 2023 Eğitim Vizyonu adına biz de hem eğitim kalitemizi hem de atölyelerimizi iyileştirmek için çalışmalarda bulunuyoruz. Zamanla çok daha fazla ve vizyona daha uygun şekilde çalışmalarımız devam edecek.” 

“Kurumumuzda esas kriter bir çocuğun özel ya da devlet okulunda okuyup okumaması değil, başarılı olmasıdır”

BİLSEM’e öğrenci seçimini nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

“Öğrencilerimiz her yıl belirlenen tarihlerde üç aşamalı şekilde sınava giriyorlar. Öncelikle devam ettiği örgün eğitiminde öğretmeni ya da ailesi tarafından Bilim ve Sanat Merkezlerine başvuru yapması gerekiyor. Bu alanlar resim, müzik ve genel zihinsel yetenek alanıdır. Alan seçiminin ardından ilk olarak tablet sınavına giriyorlar. Tablet sınavı öğrencinin dikkatini, konsantrasyonunu, analitik düşünme ve verileri birleştirebilme yeteneğini ölçen bir uygulama. Bu uygulamayı geçemeyen öğrenciler otomatik olarak elenmiş oluyor. Genellikle aralık ayında uygulamalarımız başlıyor. Tablet sınavını geçen öğrenciler yeniden resim, müzik ve genel zihinsel yetenek sınavlarına tabi tutuluyorlar. Bu sürecin ikinci etabı da bulunuyor. Resim ve müzik alanlarında beş kişilik komisyon kuruluyor. Burada alanında uzman öğretmenlerimiz bulunuyor. Genel zihinsel yetenek sınavlarında da çeşitli zekâ testleri uygulanıyor. Baraj 230 olarak belirleniyor. 230 puan üstü alabilen öğrenciler BİLSEM’e yerleşmeye hak kazanmış oluyor. Üçüncü aşama ise kayıt süreci; tablet sınavını ve özel alan sınavını geçen öğrencilerden birtakım belgeler isteniyor. Belgelerini eksiksiz olarak teslim eden öğrencilerin kayıtları gerçekleşiyor.”

Ne gibi belgeler istiyorsunuz?

“Kayıt olacak öğrenciden; öğrenci belgesi, okul çıkış saatleri ve ikametgâh adres bilgilerinin bulunduğu bir dosya istiyoruz. Öğrencinin okuldan çıkış saati ve ikametgâh adresi çok önemli. Çünkü BİLSEM’e yerleştirilirken aynı zamanda öğrencinin okul ikametgâhına veya ev ikametgâhına uygun bir yere yerleştirilmesi gerekiyor.”

Kurumunuz hangi ikametgâhları kapsıyor? 

“Geçen yıla kadar adres bölgelerimiz Ataşehir, Ümraniye, Çekmeköy, Sancaktepe ve Şile’ydi. Ancak öğrenci fazlalığından dolayı daralmaya gittik. Şu an Ümraniye ve Sancaktepe adres bölgelerimiz arasında değil.”

“Öğrenciler istedikleri zaman sorar, dokunur ve merak duyguları hep canlı tutulmaya çalışılır”

Öğrencinin kaydı gerçekleştikten sonraki işleyiş nasıl ilerliyor?

“Öğrenci kuruma geldiği andan itibaren uyum ve destek gruplarımıza göre bir eğitim öğretim alıyor. Biz buna uyum programları diyoruz. Bu uyum programları 40 saattir. Burada öğrenci daha çok kurumu, öğretmenini, bizleri ve binayı tanır. Biz o 40 saat içerisinde öğrenciye BİLSEM ’de neler yapıldığını anlatmaya çalışırız. Öğrenciler kurumumuzda her şeyi oynayarak ve yaşayarak öğrenirler. Öğrenciler istedikleri zaman sorar, dokunur ve merak duyguları hep canlı tutulmaya çalışılır. Kurumumuzda çocukların sınav ve ölçme değerlendirme kaygıları olmadığı için daha rahat öğrenirler.”

Özel okullardan da öğrenci kabul ediyor musunuz?

“Tabii ki kabul ediyoruz. Kurumumuzda esas kriter bir çocuğun özel ya da devlet okulunda okuyup okumaması değil, başaralı olmasıdır. Şu an kurumumuzda bulunan öğrencilerin yüzde 60’ı özel okul öğrencileri. Okul çıkış saatlerine göre genelde derslerimiz 16:40 – 19:40 arası veriliyor. İkili eğitim veren kurumlarımız da var. Bunlardan biri de Ümraniye. Buralarda sabah ve akşam olmak üzere ikili şekilde eğitim veriliyor.” 

 

“Bizde hiçbir konu okullarda olduğu gibi işlenmez” 

“Küçük yaş gruplarındaki çocuklar oynayarak eğitim alırken, yaşlar büyümeye başladıkça daha profesyonel yollarla öğrenmeye başlıyorlar. Bilimsel çalışmalardaki araştırma yöntemlerine uygun olarak eğitim alma aşamasına gelmiş oluyorlar böylelikle. Mezun olduklarında ise bir proje hazırlayıp öyle mezun oluyorlar. Daha sonra “destek programı” devreye girer. “Destek programı” 2 yıldır. Ancak ilkokul 2. 3. ve 4. sınıftan öğrenci alıyoruz. Destek programlarında öğretmenlerimiz genel hayat bilgileri, genel beceriler ve alanlarıyla ilgili her bir ders için uygulamalı olarak bilgi verirler. Bizde hiçbir konu okullarda olduğu gibi işlenmez. Konuyla alakalı mutlaka bir etkinlik düzenlenir ve öğrencilere bu etkinlik üzerinden o konular öğretilmeye çalışılır.” 

“Öğretmenlerimiz her bir dersten sonra öğrenci değerlendirmesi yapar”

“Destek programından sonra BYT programımız var. Yani Bireysel Yetenekleri Fark Ettirme Programı. Bu alanda öğrencinin ilgisinin hangi alana yönelik olduğunu ölçmeye çalışıyoruz. Program 12 ders kadar sürüyor. Öğretmenlerimiz her bir dersten sonra öğrenci değerlendirmesi yapar ve öğrencinin derse yeteneği olup olmadığıyla ilgili bu değerlendirmeyi doldurur. BYT 3 yıl devam eden bir program. Program sonucunda öğrencinin başarılı olduğu konularla ilgili danışman öğretmenlerle birlikte velilere yönlendirmelerde bulunuyoruz. Kurumumuzda her bir öğrencinin danışman öğretmeni muhakkak vardır. Öğrencinin başarılı olduğu ders 2’den fazlaysa eğer veli, danışman öğretmen, öğrenci ve ders öğretmeni bir arada ortak olarak öğrenci için 2 tane ders seçerler.”

“8 yaşında kurumumuza gelen çocuklar 16 yaşında kurumumuzdan mezun oluyorlar”

“Bireysel yetenekleri fark ettirme programının ardından, özel yetenekleri geliştirme programına geçiliyor. Öğrenci burada 2 yıl boyunca en çok başarılı olduğu 2 ders hakkında eğitim alır. Öğrenciler bitirdikleri her bir programın ardından “tamamlama belgesi” alırlar. Bu her program için geçerli. Özel yetenekleri geliştirme programının ardından öğrenciler son grup olan proje gruplarına dahil olmuş oluyorlar. Burada öğrenci ÖYG’de seçmiş olduğu 2 dersten birinden proje üretiyor. İstediği dersten proje ürettikten sonra da “proje tamamlama belgesi” alıp kurumumuzdan mezuniyet belgesi alabiliyor. 8 yaşında kurumumuza gelen çocuklar 16 yaşında kurumumuzdan mezun oluyorlar.”

Öğrenciler bu belgeleri aldıktan sonra üniversitelerde ne tür avantajları oluyor?

“Bu zamana kadar buradan 188 öğrencimizi mezun ettik. Buradan mezun ettiğimiz öğrenciler hem yurt dışında hem de yurt içinde çok iyi üniversitelerde eğitim görüyorlar. BİLSEM öğrencileri üniversiteye sokma maksadıyla eğitim veren bir kurum değildir. BİLSEM tamamen öğrencinin içindeki bireysel yeteneği ortaya çıkarıp öğrenciye rehberlik eden bir kurumdur.”

Böyle özel bir eğitim veren kurumun öğretmenlerinde ne gibi özellikler aranıyor?

“Öğretmenlerimizin tamamı Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı öğretmenlerdir. Ancak kurumumuzda öğretmenlik yapabilmeleri için öncelikle Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Müdürlüğü’nün mülakat için puan sistemine tabi tutuluyorlar. Öğretmenlerin yaptığı yüksek lisans, doktora, yayınladığı kitaplar, makaleler, bildiriler, özel yetenekli çocuklar için katıldığı çalıştay, kongre, konferans gibi bilgiler toplanıyor. Bunların hepsinin ayrı bir puanlaması yapılıyor. Müzik ve resimde ise açtığı sergi, gerçekleştirdiği konser vs. gibi şeyler puanlamaya tabi tutuluyor. Bu öğretmen adaylarına ek puan olarak yansıyor. Mülakatın yüzde 60’ı ek puanın da yüzde 40’ı hesaplanarak öğrencinin yerleşme puanı ortaya çıkarılıyor. Özellikle mülakat çok önemlidir. Çünkü burada öğretmeni ölçmek için çok zorlayıcı sorular olabiliyor. Özel yetenekli öğrencilere yaklaşım şeklini ölçen bir mülakat gerçekleştiriliyor. Zaten kurumun amacı da bunun bilincinde olan öğretmenlerle öğrencileri buluşturabilmek. Çok yetenekli öğretmenlerimiz var kurumumuzda. Sadece bizim kurumumuzda 6 doktoralı, 15 mastırlı öğretmenimiz var.”