ÇOCUKLARDA SOLUNUM YOLU HASTALIKLARI

8.1.2020 17:00:21 SPOR

Uzm. Dr. Ramazan Kodakoğlu Çocuk Doktoru

 

Yaz aylarının bitip, sonbahar ve kış aylarının başladığı zaman diliminde, özellikle solunum yolu hastalıkları sık görülmektedir. Bağışıklık sisteminin tam gelişmediği küçük çocuklarda, hastalık bulaşmasının kolaylaştığı kalabalık okul ve kreş ortamlarındaki çocuklarda riskin arttığı görülmektedir .

Hepimizin bir şekilde muhatap olduğu bu solunum yolu hastalıkları hangileridir ? 

Semptomları nasıldır?

Sebepleri nedir?

Tedavisi nasıl yapılır?

Korunma yöntemleri nelerdir?

 

Kısaca bir bakalım...

Solunum yolu hastalıkları Rinit (nezle), sinüzit, geniz eti büyümesi ve enfeksiyonu, orta kulak enfeksiyonu, bademcik enfeksiyon, farenjit, larenjit, akut bronşit ve zatürre olarak sınıflandırabiliriz.

Semptomlar ise hastalığın olduğu bölgeye bağlı olarak; burun akıntısı, burunda tıkanıklık, geniz akıntısı, kulak ağrısı, işitmede azalma, ateş, öksürük, horlama, uyku apnesi, ses kısıklığı, hırıltılı ve zor nefes alama, yan ağrısı olarak belirtilebilir.

 

Solunum yolu hastalıklarının oluşmasında vücudun direnci (bağışıklık sistemi), anatomik bozukluklar bademcik , geniz eti büyümesi burun kemik eğrilikleri, östaki borusu tembelliği, laringomalazi, bronş ve akciğer dokularının doğuştan yapısal bozuklukları, çoğunlukla genetik özellik taşıyan alerjik yapı çocuğun hastalığa yatkınlığını artırır. 

 

Çevresel faktörler arasında kalabalık ortamlarda (kreş okul vb.) olmak, hasta insanlarla temas etmek, toplumdaki salgın dönemlerde salgına maruz kalmak sayılabilir.

Doğru tedavi için doğru teşhis çok önemlidir. Doğru teşhis için de doğru branş dalındaki uzmanlarla süreci yürütmek gerekmektedir. Doğru hikâye alma, muayene için yeterli zaman ayırma, gerekirse laboratuvar ve görüntüleme ile doğru tedavi planlanabilir.

HASTALIKLAR

Rinit (nezle) şeffaf burun akıntısı ile kendini gösterir. Alerjik veya viral nedenlerden dolayı ortaya çıkar. Antibiyotik gerektirmez. Lokal veya sistemik dekonjestanlarla (yaşa uygun) tedavi edilir.

Sinüzit 1 haftadan fazla süren sarı yeşil burun akıntısı, öksürük, baş ağrısı ve ateş (her zaman olmaz) ile kendisini gösterir. Antibiyotik gerekli olabilir.

Adenoid vejetasyon (geniz eti) büyümesi çocuklarda büyüme gelişme bozukluğu, uyku apnesi, sık tekrarlayan enfeksiyon, geçmeyen öksürük, tekrarlayan kulak iltihabı ve işitme kayıplarına yol açabilir. Dikkatli bir KBB muayenesi ile kesin tanı konulur. Apne atakları, işitme kaybı yapan geniz etinin operasyonla alınması gerekebilir.

Orta kulak ve kulak zarı üst ve alt solunum yolu hastalıklarından, enfeksiyonlardan, alerjik durumlardan geniz eti ve bademcik büyümesinden çok çabuk etkilenirler. Doğru zamanda tedavi edilmez ihmal edilirse kalıcı işitme kayıpları ortaya çıkabilmektedir. Mikrobik olanlarında antibiyotik tedavisi, orta kulakta sıvı birikimi ile gidenlerde ise östaki borusu fonksiyonları düzenlenir, gerekirse tüp takılarak kulak zarı tedavi edilir.

Tonsiller (bademcik) viral, bakteriyel etmenlerle en sık hastalanan organlarımızdandır. Her enfeksiyonda antibiyotik gerekmez. Viral kaynaklı ise ateş düşürücü, beta grubu enfeksiyonlarda antibiyotik, PAFA sendromunda ise kortizon tedavisi gerekir.

Çok sık (senede 6 dan fazla) hastalanan bademcikler yaşı da uygunsa operasyon ile alınması gerekebilir. Bazen beta enfeksiyonları sonucu kalp eklem romatizması, böbrek tutulumu olabilmektedir, dikkat etmek gerekir.

Larenjit özellikle alerjik yapılı çocuklarda viral enfeksiyonların tetiklediği zorlu nefes alma, ses kısıklığı, havlar tarzda öksürük ile kendini gösterir. Soğuk buhar, bazen de kortizon tedavisi gerektiren acil bir durumdur.

Akut bronşit ise sebebinin doğru bulunup tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Tekrarlayan ateşsiz hırıltılı öksürük atakları alerjik kökenli olabilmekte ve astım başlangıcı sayılabilmektedir. 5 yaşına doğru, düzenli, yeterli sürede yeteri kadar ilaçla tedavisi yapılmazsa ilerde kalıcı astım olabilmektedirler. Akut bronşitlerin büyük bir kısmı da viraldir ve antibiyotik gerektirmez. Az bir kısmı da bakteriyeldir. Antibiyotik gerektirir. Ayırıcı tanı film ve kan testleri ile yapılabilmektedir. 

Zatürre ateş, öksürük, nefes almada zorlanma yan ağrısı, halsizlik ile kendini gösterir, muayene, film kan testleri ile tanısı konulur. Hastalığın ağırlığına göre de ayakta veya yatarak, çoğunlukla da antibiyotikle tedavisi yapılır.

Bu hastalıklardan korunma amacı ile piyasada çok çeşitli bitkisel ve bitkisel olmayan ilaçlar bulunmaktadır. Bir kısmı ile alakalı bilimsel çalışmalarda yapılmıştır. Alerjik alt yapıdaki hastalıklara da allerji tedavisi, reflüsü olanlara reflü tedavisi, sık enfeksiyon olanlarda antibiyotik ve gerekirse bademcik geniz eti alınması kulak zarına tüp takılması hastalık sıklıklarını önleme adına yapılabilecek koruyucu unsurlar olarak sayılabilir.

Ramazan Kodakoğlu Kimdir?

Uzm.Dr. Ramazan Kodakoğlu 1970 Nevşehir doğumlu. 1987-93 arası Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1993-97 arası aynı fakültede pediatri ihtisası yaptı. Değişik hastanelerde poliklinik ve yenidoğan yoğun bakım hizmeti verdi. Şu an halen İntermed Çiftehavuzlar Polikliniği’nde çalışıyor.